hased

listen to the pronunciation of hased
التركية - الإنجليزية
envy
hased to
to envy
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Başkasının iyi hallerini veya zenginliğini istemeyip, kendisinin o hallere veya zenginliğe kavuşmasını istemek. Çekememezlik. Kıskançlık. Kıskanmak.Hasedin çaresi: Hâsid adam, hased ettiği şeylerin âkıbetini düşünsün. Tâ anlasın ki, rakibinde olan dünyevi hüsün ve kuvvet ve mertebe ve servet; fânidir, muvakkattır. Faidesi az; zahmeti çoktur. Eğer, uhrevi meziyetler ise; zâten onlarda hased olamaz. Eğer onlarda dahi hased yapsa, ya kendisi riyakârdır; âhiret malını dünyada mahvetmek ister. Veyahut mahsudu
(Osmanlı Dönemi) kıskançlık
(Osmanlı Dönemi) KETİFE
(Osmanlı Dönemi) SAHİMET
hased
المفضلات