harca

listen to the pronunciation of harca
التركية - الإنجليزية
{f} spending

My roommate is prodigal when it comes to spending money on movies; he buys them the day they're released, regardless of price. - Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.

Tom seems to prefer spending most of his time alone. - Tom zamanının çoğunu yalnız harcamayı tercih ediyor gibi görünüyor.

spend

She earns more than she spends. - O harcadığından daha fazla para kazanıyor.

Spend money and enjoy life! - Para harca ve hayattan zevk al!

{f} spent

McKinley spent three-and-a-half-million dollars. - McKinley, üç buçuk milyon dolar harcadı.

He spent all the money that his friend had lent him. - Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı.

pay out
expend

They will need to reduce their expenditures. - Onların harcamalarını azaltmaları gerekecek.

The expenditure totaled 200,000 yen. - Harcama 200.000 yen'i buldu.

payout
التركية - التركية

تعريف harca في التركية التركية القاموس.

HARCA'
(Osmanlı Dönemi) Ayakları beline varana kadar beyaz olan koyun