geveze

listen to the pronunciation of geveze
التركية - الإنجليزية
chatterer
babbler
talkative

George is quite talkative. - George oldukça gevezedir.

I'm not really a talkative person. It's just that I have a lot of things to tell you. - Ben aslında geveze birisi değilimdir. Sadece sana anlatacak çok şeyim var.

talky
garrulous
born to chat
jabberer
rattle-pated
gabber
communicative
tattle
gasbag
windjammer
windbag

They're a bunch of windbags. - Onlar bir grup geveze.

rattle pated
prater
mouthy
voluble
gabby
gushy
gushing
indiscreet, unable to keep a secret
talkative, chattering
talkative, chatty, communicative, garrulous, loquacious; chatterbox, chatterer
chatterbox, incessant talker, windbag, blabbermouth, blab
indiscreet
gossipy
blab

I'm such a blabbermouth. - Ben böyle bir gevezeyim.

loquacious
gabbler
chattering

Please stop chattering! - Lütfen gevezeliği kesin!

Translate instead of chattering! - Gevezelik edeceğine çevir!

chatty

Tom can be a little chatty. - Tom biraz geveze olabilir.

prattler
rattlebrain
blatherskite
flibbertigibbet
{i} tattling
platitudinarian
talkie
blabbermouthed
tattler
chatterbox
chatter box
rattlebrained
loudmouth
loudmouthed
prosy
Geveze kişi ya işinden kalır ya da yolundan
(Atasözü) Jabbering causes loss of time and money
geveze, fazla konuşan
talkative, more talk
geveze, yalancı
chatterbox, a liar
geveze bir biçimde
communicatively
geveze kadın
hen
geveze kimse
chatterbox
geveze tip
twaddle
التركية - التركية
u gevezenin yalanını ortaya vurmak için çıkalım."- P. Safa
Çok konuşan, çenesi düşük, lâfçı, lâfazan
Sır saklamayan, boşboğaz: "Haydi çocuklar
çok konuşan, çenesi düşük
Sır saklamayan, boşboğaz
Çok konuşan, çenesi düşük, lafçı, lafazan: "Öyle geveze ki, ben sormadan anlatmaya başladı."- H. Taner
çene kavafı
(Osmanlı Dönemi) HEBREME
carcar
afazan
cakkavu
lafazan
lavgar
raat
çençen
vazalak
cırcır
geveze
المفضلات