get there

listen to the pronunciation of get there
الإنجليزية - التركية
oraya gitmek

Oraya gitmek için en iyi yol hangisi? - What's the best way to get there?

Toplu taşıma aracı ile oraya gitmek can sıkıcı. - It's a pain in the neck to get there by public transportation.

başarılı olmak
kıstırmak
amaca ulaşmak
amacına ulaşmak
başarmak
oraya git

Otobüsle oraya gitmek iki saat sürer. - It takes two hours to get there by bus.

Toplu taşıma aracı ile oraya gitmek can sıkıcı. - It's a pain in the neck to get there by public transportation.

{k} (deyim) amacına ulaşmak,başarmak, yavaş yavaş yapmak
succeed
{f} başarmak

Başarmak için çok çalıştı. - He worked hard in order to succeed.

Tom başarmak için bir şansı olduğunu düşünmüyordu fakat o hiç olmazsa bir fırsat vermek istedi. - Tom didn't think he had a chance to succeed, but he at least wanted to give it a shot.

succeed
{f} yerine geçmek
succeed
{f} sonra gelmek
succeed
{f} varisi olmak
succeed
(Kanun) halef olmak
succeed
-den sonra gelmek
succeed
başarı kazanmak
succeed
amaca ulaşmak
succeed
başarıya imza atmak
succeed
başarı elde etmek
succeed
yerini almak
succeed
başarıya ulaşmak
succeed
(in ile) başarmak
Don't cross the bridge before you get there
(Atasözü) Dereyi görmeden paçaları sıvama
You get good value for your money there
Orada ödediğin para karşılığında iyi mal alırsın
succeed
muvaffak olmak
succeed
takip etmek
succeed
yerine geçmek veya oturmak
succeed
succeed izle/başar
succeed
{f} başarılı olmak, başarmak; in (bir şeyi yapmayı) başarmak, becermek: Did you succeed in getting it back? Onu geri almayı başardın mı?
الإنجليزية - الإنجليزية
Arrive at a destination

What time are we going to get there?.

succeed

He's having trouble completing the Sudoku, but he'll get there eventually.

get there in the nick of time
arrive at the critical moment, arrive just on time, arrive at the last minute
get out of there
An alarmed notification of danger within a place
get out of there
To leave or exit that place

I don't trust you with those loony frat boys. You should get out of there.

get out of there
A demand that one cease taking or meddling with certain belongings
get there

    التركية النطق

    get dher

    النطق

    /ˈget ˈᴛʜer/ /ˈɡɛt ˈðɛr/

    فيديوهات

    ... technical solution I propose, and I'll tell you when I get there. I want to clarify that ...
    ... that we will have to solve before we get there. ...

    كلمة اليوم

    tabula rasa
المفضلات