gekeife

listen to the pronunciation of gekeife
ألمانية - التركية
n pej. eli masali gibi cikisma
الإنجليزية - التركية

تعريف gekeife في الإنجليزية التركية القاموس.

scolding
azar

Ben seni azarlamıyordum. - I was not scolding you.

Tom Mary'yi azarlıyor. - Tom is scolding Mary.

scolding
{i} azarlama

Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi. - I didn't feel like scolding her for being late.

O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum. - When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.

scolding
{i} fırça
scolding
{i} paylama
nagging
vırıltı
scolding
azarlayarak
scolding
papara
scolding
zılgıt
scolding
çıkış
scolding
{i} azarlayan
scolding
{f} azarla

Ben seni azarlamıyordum. - I was not scolding you.

O geç kaldığında canım onu azarlamak istedi ama dilimi tuttum. - When she was late, I felt like scolding her, but I held my tongue.

ألمانية - الإنجليزية
nagging
scolding