görünür

listen to the pronunciation of görünür
التركية - الإنجليزية
visible

The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator. - Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.

The number of visible stars is very great. - Görünür yıldızların sayısı çok büyüktür.

apparent
apparent, visible
in view
visionary
observable
appears

A few days after new moon, we see a thin crescent in the western evening sky. The crescent Moon waxes, or appears to grow fatter, each night. - Yeni aydan sonra birkaç gün batı akşamı gökyüzünde ince bir hilal görürüz.Hilal ay her gece gittikçe büyür ya da şişmanlıyor gibi görünür.

The gibbous moon appears to grow fatter each night until we see the full sunlit face of the Moon. We call this phase the full moon. - Kambur ay biz ayın tam güneşli yüzünü görene kadar her gece şişmanlıyor gibi görünür. Biz bu faza dolunay diyoruz.

apparent to
görünür değer
face value
görünür güç
(kVA) appearant power
görünür güç
apparent power
görünür odak
virtual focus
görünür radyasyon
visible radiation
görünür rezerv
proved reserve
görünür spektrum
visible spectrum
görünür yükseklik
apparent altitude
görünür çap
apparent diameter
görünür ışınım
visible radiation
gözle görünür yerde
within sight
gözle görünür yerde
in sight
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
(Atasözü) The apples on the other side of the wall are the sweetest
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
(Atasözü) The grass is always greener on the other side of the fence
kuzguna yavrusu Anka/şahin/güzel görünür
(Atasözü) 1. Parents are blind to the truth when it comes to their children. 2. One is often blind to the faults in one's own work
kuzguna yavrusu şahin görünür
all his geese are swans
التركية - التركية
Belli, apaçık göze çarpan
Görünen, gözle görülebilen
görünür
المفضلات