emretme

listen to the pronunciation of emretme
التركية - الإنجليزية
dictate
imperiousness
bidding
imperious
emretmek
command
emretmek
order

I never had to order Tom to do anything. - Tom'a bir şey yapmasını emretmek zorunda değildim.

emretmek
rule
emretmek
bid
emretmek
hest
emretmek
lay
emretmek
demand
emretmek
require
emretmek
instruct
emret
enjoin
emretmek
enjoin
emretmek
enjoin to
emretmek
direct
emretmek
tell
emretmek
{f} will
emretmek
ordain
emret
{f} decree
emretmek
charge
emretmek
say the word
emretmek
to order, to command, to instruct, to enjoin
emretmek
decree
emretmek
bade
emretmek
{f} dictate
emretmek
{f} prescribe
emretmek
to order, command. Emretti patrik efendi! colloq. The Patriarch has spoken (deriding one who gives commands but has no authority)
التركية - التركية
Emretmek işi
EMRET
(Osmanlı Dönemi) Kaşının kılı dökülmüş kimse
EMRET
(Osmanlı Dönemi) Yeleksiz ok
Emretmek
(Osmanlı Dönemi) TE'MİR
emretmek
Buyurmak, emir vermek: "Bunu böyle istiyorum ve böyle emrediyorum."- A. Gündüz
emretmek
Buyurmak, emir vermek
emretme
المفضلات