elenmek

listen to the pronunciation of elenmek
التركية - الإنجليزية
eliminate
eliminated
to be eliminated
be sifted
be eliminated
sifted
selected
be selected
to be eliminated, be weeded out
(for yarn) to be skeined
to be sieved, sifted, or screened
to be sifted; to be eliminated
elimine etme
ele
eliminate

Tom was sad when his country's team was eliminated from the tournament. - Tom ülkesinin takımı turnuvadan elendiği zaman üzgündü.

Finland eliminated Russia from the Winter Olympics hockey tournament. - Finlandiya Rusya'yı Kış Olimpiyatları hokey turnuvasından eledi.

ele
{f} sifting
ele
{f} sieving
ele
{f} sieve

She gave the boy a sieve in which to carry water from the well. - Oğlana kuyudan su taşımak için bir elek verdi.

ele
tackled

Tom tackled the problem right away. - Tom derhal sorunu ele aldı.

elenme
being sieved, sifted, or screened
elenme
being eliminated, weeded out, or screened out
الإنجليزية - الإنجليزية

تعريف elenmek في الإنجليزية الإنجليزية القاموس.

ELE
extinction event (from extinction-level event)
التركية - التركية
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak: "Kuyunun başında unum elenir / Kaytan bıyıklarım kana belenir."- Halk türküsü
Sınavda başarısız sayılmak: "İstekliler birer birer elenince en heveslisi ile karşı karşıya kaldı."- H. Taner
Süzülmek: "Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş."- Y. Z. Ortaç
Turnuva dışı kalmak, yarışmadan çıkarılmak
Sınavda başarısız sayılmak
Süzülmek
Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak
elimine olmak
elenme
Yenilen oyuncu veya takımın yarışmalardan çıkarılması
elenme
Elenmek işi
elenmek
المفضلات