elek

listen to the pronunciation of elek
التركية - الإنجليزية
sieve

She gave the boy a sieve in which to carry water from the well. - Oğlana kuyudan su taşımak için bir elek verdi.

strainer
mesh
griddle
grizzly
(Gıda) plansifter
shadow mask
sieve, screen, griddle
screen

I sit in front of a computer screen all day, so I get pretty heavily bombarded by electro-magnetic waves. - Ben bütün gün bilgisayar ekranı önünde otururum, bu yüzden elektro-manyetik dalgalar tarafından oldukça şiddetli şekilde bombardıman edilirim.

surge
transponder
(Matbaacılık, Basımcılık) wire

The strong wind cut the electric wires in several places. - Kuvvetli rüzgar farklı yerlerde elektrik tellerini kesti.

Tom wired Mary three hundred dollars. - Tom üç yüz dolara Mary'ye elektrik tesisatı çekti.

pan

Solar panels convert sunlight into electricity. - Güneş panelleri güneş ışığını elektriğe dönüştürür.

Enough solar panels have been installed to provide electricity to thousands of households. - Binlerce haneye elektrik sağlayacak kadar güneş paneli kuruldu.

induction
fine sieve
shunt
microvolt
neutral
petticoat
parallel
uncharged
resistsnce
transistor
booster
secondary
solenoid
twophase
mho
battery
hunt
emit
variometer
gilbert
gate
negative

Positive atomic nuclei attract negative electrons. - Pozitif atom çekirdekleri negatif elektronları çeker.

Protons have a positive charge, electrons have a negative charge, and neutrons have no charge. - Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.

wiper
rheostat
potential
jumper
hunting
break
undamped
switch
brush
impedance
make

This vacuum cleaner makes a lot of noise. - Bu elektrikli süpürge çok gürültü yapıyor.

In the United States, coal makes 39% of our electricity. - Amerika Birleşik Devletleri'nde, elektriğimizin % 39'unu kömür sağlar.

multiplex
winding
induct
generator
threephase
tympanum
positive

The positive electrode is called the cathode. - Pozitif elektrota katot adı verilir.

Protons have a positive charge, electrons have a negative charge, and neutrons have no charge. - Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.

syntonize
ohm
polyphase
multiple
elek analizi
sieve analysis
elek analizi
screen analysis
elek analizi
grain-size analysis by sieving
elek boyutu
(İnşaat) sieve size
elek dağılımı
(İnşaat) sieve fraction
elek sallama cihazı
(İnşaat) sieve shaker
elek seti
(İnşaat) sieve set
elek setleri
(İnşaat) sieve sets
elek testi
(Tıp) sieve test
elek üstü
(Jeoloji) oversize
elek altı agrega
undersize grain
elek aralığı
screen opening
elek artığı
screenings
elek açıklığı
sieve aperture
elek açıklığı
sieve opening
elek açıklığı
opening of a mesh
elek bezi
screen cloth
elek delik çapı
sieve diameter
elek deliği aralığı
sieve aperture
elek deliği aralığı
screen opening
elek deliği aralığı
sieve opening
elek deliği aralığı
opening of a mesh
elek deliği açıklığı
sieve opening
elek deliği açıklığı
opening of a mesh
elek deliği açıklığı
sieve aperture
elek denemesi
sieve test
elek dirseği
sieve bend
elek eğrisi
sieve curve
elek kontrolü
sieve test
elek levhası
screening sheet
elek makinesi
screening machine
elek makinesi
sifter
elek numarası
sieve number
elek numarası
screen number
elek safihası
(Hayvan Bilim, Zooloji) steeve plate
elek sarsıcısı
screen shaker
elek teli
mesh wire
elek teli
screen wire
elek tepsi
(Gıda) perforated sieve tray
elek tertibatı
screening device
elek tesisi
sifting plant
elek tesisi
screening plant
elek yüzü
(Matbaacılık, Basımcılık) sieve side, wire side
elek örgüsü
meshes of a sieve
elek üzerinde kalıntı
residue on sieve
elek ızgarası
screen grid
ekran elek
screen
delikli sac elek
(İnşaat) perforated metal screen
döner elek
rotary screen
düz elek
flat sieve
gelgit hareketli plakalı elek
reciprocating screen
ikinci elek
(Gıda) black wire
ince elek
fine sieve
kare gözlü elek
square-mesh sieve
kesik koni elek
conical screen
konik elek
conical screen
koruyucu elek
protection screen
kıl elek
hair sieve
kırıcı çift katlı elek
crusher double deck screen
sarsıntılı elek
jigging screen, griddle
sulu elek analizi
wet-sieve analysis
tıngır elek tıngır saç, elim hamur karnım aç
(Konuşma Dili) My labors benefit everybody but me
tıngır elek, tıngır tas
(Konuşma Dili) (place) which hardly has a stick of furniture in it
vibrasyonlu elek
vibrating screen
التركية - التركية
Kalbur
Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb. ile yapılan araç: "Evden bir elek getirilecek, eleğin kenarına bir sopa konup kaldırılacak."- S. F. Abasıyanık
Kalıp ipeği
elek
المفضلات