ekin

listen to the pronunciation of ekin
التركية - الإنجليزية
crop

The hail harmed the crops. - Dolu ekinlere zarar verdi.

The flood did great damage to the crops. - Sel, ekinlere büyük zarar verdi.

culture
cropper
(Tarım) harvest

The whole family was out harvesting the corn. - Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.

(isim) Growing grain, crops
growing grain
corn

The whole family was out harvesting the corn. - Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.

crop, harvest; culture kültür
culture (i.e. the products of human thought)
(a) crop (while it is still in the field)
the extent of
kultur
ekin anızı
(Tarım) stubble
ekin anızı
(Tarım) straw
ekin anızı
(Tarım) stalk
ekin biçme
harvest
ekin biçme makinesi
mower
ekin biçme makinesi
mowing machine
ekin biçmek
reap
ekin biçmek
harvest
ekin kargası
(Hayvan Bilim, Zooloji,Latin) corvus frugilegus
ekin sapı
straw
ekin toplama
harvest
ekin yığını
stack
ekin biçildikten sonra tarlada kalan köklü sap
rooted in the field after harvesting the stem
ekin ekmek
rotate
ekin bağı
(a) sheaf (of grain)
ekin biçici
harvester
ekin biçme
harvesting
ekin biçme makinası
mowing machine
ekin biçme makinesi
mowing machine, mower
ekin biçmek
to reap, to harvest
ekin biçmek
to reap, harvest
ekin delicesi
(Hayvan Bilim, Zooloji) hen harrier
ekin demetleri yığını
(Tarım) stook
ekin demetlerini yığmak
(Tarım) stook
ekin iti gibi
stuck-up, haughty
ekin kargası
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: kargagiller) [syn.: ekin kargası, tohum kargası, zağ] rook, crow
ekin kaz
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: Anseranatidae) [syn.: ekin kaz, tarla kazı] bean goose
ekin kurdu
weevil
ekin pası
rust
ekin vakti
(Tarım) seed time
ekin vakti
(Tarım) harvest-time
ekin vakti
seedtime
ekin yığını
mow
ekin zararlısı
chigger
ekin çekirgesi
(Tabiat Doğa) (böcek, haşere, Fam: Acrididae) grasshopper, katydid, cricket
ekilebilir veya tarıma uygun ekin / ürün / mahsul
(Hukuk) arable crop
isli (ekin)
smutty
yetiştirmek (hayvan/ekin)
raise
biçilmiş ekin yığını
swathe
her sene değişik ekin ekmek
rotate
her yıl değişik ekin ekme
(Tarım) crop rotation
tırpanla biçilmiş ekin yığını
swath
verimli ekin
good cropper
التركية - التركية
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı duruma verilen ad: "Yağmur vaktinde ve yeterince yağmalı; ekinlere kına, pancarlara kurt düşmemeli."- T. Buğra
Kültür
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı duruma verilen ad
Kültür, hars
(Osmanlı Dönemi) ŞEVK
firez
ekin biti
Buğday biti
ekin iti
Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse
ekin kargası
Tüyleri parlak, kara ve erguvanî parıltılı bir tür karga (Corvus frugilefus)
Ekin ekmek
(Osmanlı Dönemi) TAHARRÜS
الإنجليزية - التركية

تعريف ekin في الإنجليزية التركية القاموس.

stook ekin demetleri yigini
ekin demetlerini yığmak
ekin
المفضلات