dolayı

listen to the pronunciation of dolayı
التركية - الإنجليزية
because

Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home. - Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.

He was late because of the snow. - O, kardan dolayı geç kaldı.

due to

Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon. - Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.

The accident was due to his carelessness. - Kaza onun dikkatsizliğinden dolayıydı.

out of

His wife has started to work out of necessity. - Karısı zorunluluktan dolayı işe başlamıştır.

As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth. - Yüzmede iyi olmadığımdan dolayı, boyumu aşan yerlerde yüzmekten kaçınırım.

for

Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home. - Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.

Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon. - Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.

owing to

She was absent from school owing to sickness. - O, hastalığından dolayı okulda yoktu.

whereat
from

Several students were absent from school because of colds. - Birçok öğrenci soğuk algınlığından dolayı okula gelmedi.

We took shelter from the rain under a tree. - Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.

by virtue of

She became rich by virtue of hard work and good business sense. - O sıkı çalışma ve iyi iş duygusundan dolayı zengin oldu.

surroundings
seeing

I gave up the idea of seeing the sights of the city because of the bad weather. - Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.

because of

I could not go to the party because of illness. - Hastalıktan dolayı partiye gidemedim.

Japan's foreign aid is decreasing in part because of an economic slowdown at home. - Japonya'nın dış yardımları yurttaki ekonomik yavaşlamadan dolayı kısmen azalıyor.

because of, on account of, due to, owing to
inasmuch as
because of, on account of, due to
on account of

A couple of flights were delayed on account of the earthquake. - Depremden dolayı birkaç uçuş ertelendi.

I was late for school on account of an accident. - Ben bir kazadan dolayı okula geç kaldım.

since

I'm pretty hungry since I haven't eaten since early this morning. - Bu sabah erken saatlerden beri yemek yemediğimden dolayı oldukça açım.

Since he's busy, he can't meet you. - Meşgul olduğundan dolayı, seni karşılayamaz.

due

The accident was due to his carelessness. - Kaza onun dikkatsizliğinden dolayıydı.

Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon. - Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.

virtue

She became rich by virtue of hard work and good business sense. - O sıkı çalışma ve iyi iş duygusundan dolayı zengin oldu.

bu sebepten dolayı
for this reason
dolayı olmak
follow
bundan dolayı
therefore
bundan dolayı
hence
bundan dolayı
on account of this
bundan dolayı
hereby
den dolayı
out of
bundan dolayı
for this reason, therefore, hence, accordingly
elde olmayan nedenlerden dolayı
Due to reasons beyond control
yaralamaktan dolayı alınan az diyet
due to injury received less dietary
şundan dolayı
Because Sundae
bundan dolayı/ötürü
for this reason, because of this, therefore
ihmalden dolayı kaybedilen şey
forfeit
içkiden dolayı titremeli sayıklama
jim jams
ondan dolayı
thence
saat farkından dolayı rahatsızlık
jet lag
saat farkından dolayı rahatsızlık
jet syndrome
saat farkından dolayı rahatsızlık
jet fatigue
sebepten dolayı
on the score of
yaşlanmadan dolayı miyoplaşmış
presbyopic
yokluğundan dolayı
from want of
yokluğundan dolayı
for want of

I can't do it for want of money. - Para yokluğundan dolayı onu yapamam.

التركية - التركية
Dolay, çevre
Ötürü, yüzünden, sebebiyle
Pehlivanlar güreşecek. Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar."- M. Ş. Esendal
Ötürü, yüzünden, sebebiyle: "Daha dün bu sözümden dolayı okşuyorlardı."- R. H. Karay. Çevrede, etrafta bulunan: "Atlar koşacak
(Osmanlı Dönemi) MÜTERETTİB
dolayı dolayı
Dolaşarak, dönerek
dolayı
المفضلات