تعريف division of في الإنجليزية التركية القاموس.
- division
- bölme
- division
- kısım
- division
- (Askeri) TÜMEN, BÖLÜM: 1. Aşağıda gösterilen şekillerde taktik bir birlik/teşkil: (a) Sürekli muharebe için gerekli silah ve hizmetleri bünyesinde toplamış kolordudan küçük, alay ve tugaydan büyük, idari ve taktik birlik/teşkil. (b) İdari veya taktik emir ve komuta maksadıyla gruplanmış, aynı tipten bir miktar gemi, veya iki yada daha çok kısımdan oluşan bir deniz uçak filosu taktik birliği. (c) Hava tümeni: Normal olarak iki veya daha çok uçuş grubu ile uygun hizmet birliklerinden oluşan bir hava muharebe teşkili. Bir hava tümeninin uçuş gruplarında normal olarak aynı tipten uçaklar bulunur. 2. Bir karargahın; personel, istihbarat, planlama ve eğitim veya ikmal ve tahliye gibi özel mahiyetteki askeri konuları idare eden bir teşkilat kısmı. 3. Bir gemi personel kadrosundan, harekat ve idari emir ve komuta için, bir araya toplanmış bir miktar personel
- division
- bölme işlemi / bölüm
- division
- (Tıp) divizyon
- division
- (Spor) siklet
- division
- bölüşme
- division
- pay etme
- division
- paylaşma
- division
- tefrika
- division
- seksiyon
- division
- ayrım
- division
- (Tıp) dal
- division
- (Tıp) demet
- division
- sınır
- division
- departman
- division of labor
- (Ticaret) uzmanlaşma
- division of labor
- taksimü’l-a’mal
- division of labor
- işin bölüşümü
- division
- bölge
Terörizm, bir ülkenin bölünmesi ve ayrılıkçı bölgelerin oluşumu için en önemli faktördür.
- Terrorism is the most important factor for the division of a country and the creation of autonomous regions.
- division
- bölünme
Terörizm, bir ülkenin bölünmesi ve ayrılıkçı bölgelerin oluşumu için en önemli faktördür.
- Terrorism is the most important factor for the division of a country and the creation of autonomous regions.
- division
- tümen
- division
- uzlaşmazlık
- division
- fikir ayrılığı
- division
- paylaştırma
- division
- bölüm şey
- division
- (Spor) Lig
İngiltere'nin tüm üst düzey ekipleri premier ligdedirler.
- All the top teams of the UK are in the premier division.
- division
- şikl
- division
- sikle
- division
- sıkli
- division
- parça
- division
- hudut
- division
- {i} mat. bölme
- division
- oy kullanmada Parlamentonun ikiye ayrılması
- division
- {i} uyuşmazlık
- division
- den donanmanın bir
- division
- taksim olunma
- division
- {i} küme [fut.]
- division
- taksim ayırma
- division
- ayrılık
Terörizm, bir ülkenin bölünmesi ve ayrılıkçı bölgelerin oluşumu için en önemli faktördür.
- Terrorism is the most important factor for the division of a country and the creation of autonomous regions.
- division
- (Tıp) Fasile
- division
- {i} ayırma
- division
- {i} siklet (boks)
- division
- bölme işlemi
- division
- (Tıp) Kısımlara (parçalara) ayırma veya ayrılma
- division
- daire
- division
- {i} dağıtım
- division
- {i} bölme, taksim; bölünme
- division
- {i} ikiye ayrılma
- division
- {i} anlaşmazlık
- division
- (math) bölüm
- division
- fark
- division
- fırka
- division
- küme
- division
- bölüm
Sami, merkezi trafik bölümüne transfer edildi.
- Sami was transferred to the central traffic division.
Ben son zamanlarda üretim bölümü müdürü olduğunu öğrenmekten memnuniyet duydum.
- I had the pleasure of learning that you recently became the manager of the production division.
- division of labor
- işbölümü
Bu çalışma sadece işbölümü varsa iyi yapılacaktır.
- This work will only be done well if there's division of labor.