O şarkı bana ünlü bir sinema oyuncusunu hatırlatır.
- That song reminds me of a famous movie actor.
Ben onun büyük bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum.
- I don't think he's a great actor.
Seyirci oyuncuyu alkışladı.
- The audience applauded the performer.
O adam ünlü bir kabare oyuncusu.
- That man is a famous cabaret performer.
Tom en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında oskar kazandı.
- Tom won the Oscar for Best Supporting Actor.
Bir erkek oyuncu gibi görünüyor muyum?
- Do I look like an actor?
Brad Pitt bir aktördür.
- Brad Pitt is an actor.
O bir garson ve bir aktördür.
- He is a waiter and an actor.