counsel, offer guidance; notify, inform

listen to the pronunciation of counsel, offer guidance; notify, inform
الإنجليزية - التركية

تعريف counsel, offer guidance; notify, inform في الإنجليزية التركية القاموس.

advise
{f} tic. bildirmek. ill-advised
advise
salık vermek
advise
tavsiyede bulunmak

Onların işi başkana tavsiyede bulunmak. - Their job is to advise the president.

advise
nasihat vermek
advise
bildirmek
advise
tavsiye etmek
advise
tavsiye et

Erken bir başlangıcı tavsiye etti. - He advised an early start.

Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti. - My brother advised me to stop smoking.

advise
{f} nasihat etmek

Aşağıdaki fiyat indirimleri ile ilgili sana nasihat etmek istiyoruz. - We wish to advise you of the following price reductions.

advise
{f} öğütlemek
advise
{f} öğüt vermek
advise
öğüt veya nasihat vermek
advise
akıllı
advise
haber veya bilgi vermek
advise
akıl öğretmek
advise
tedbirsiz well tedbirli
advise
(fiil) öğüt vermek, nasihat etmek, öğütlemek, tavsiye etmek, akıl vermek, fikir vermek, haber vermek, bildirmek, uyarmak
advise
{f} fikir vermek
الإنجليزية - الإنجليزية
{f} advise
counsel, offer guidance; notify, inform
المفضلات