Eğer elektrik olmasaydı bizim uygar yaşantımız imkansız olurdu.
- If it were not for electricity, our civilized life would be impossible.
Bütün uygar ülkeler savaşa karşıdır.
- All civilized countries are against war.
Biraz daha medeni olamaz mısın?
- Can't you be a little more civilized?
Misyonerler yerlileri medenileştirdi.
- The missionaries civilized the natives.
Misyonerler yerlileri medenileştirdi.
- The missionaries civilized the natives.
Dört asker ve on iki sivil öldürüldü.
- Four soldiers and twelve civilians were killed.
Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.
- A government suffers from civil affairs.
Fakat medeniyetler daha karmaşık hale gelirken, daha iyi iletişim metotları gerekliydi.
- But as civilizations grew more complex, better methods of communication were needed.
Biraz daha medeni olmayı deneyebilirsiniz.
- You could try and be a bit more civilized.
Bu kitap, İç Savaş sırasında Amerika'daki yaşamın iyi bir resmini verir.
- This book gives a good picture of life in America during the Civil War.
Eğer tarih bize bir şey öğrettiyse, o da özel mülkiyetin medeniyetin ayrılmaz bir parçası olduğudur.
- If history could teach us anything, it would be that private property is inextricably linked with civilization.
20 yıl önce,kolejin hemen adından kamu hizmetine girdi.
- He entered civil service 20 years ago right after college.
Ona kibar bir cevap yazacağım.
- I will write him a civil answer.
Misyonerler yerlileri medenileştirdi.
- The missionaries civilized the natives.
Romalılar eski İngilizleri medenileştirmeye çalıştı.
- The Romans tried to civilize the ancient Britons.
Bush sadece dünyayı uygarlaştırmak istiyor.
- Bush only wants to civilize the world.
Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı.
- It was civil of him to offer his seat to the old man.
İç savaş sırasında, ülke anarşik bir durum içindeydi.
- While the civil war went on, the country was in a state of anarchy.
Bir iç savaş tehlikesi vardı.
- There was a danger of civil war.
Eski bir uygarlıkla ilgili kalıntılar bulduk.
- We discovered relics of an ancient civilisation.
Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.
- We must try to preserve the remains of ancient civilizations.
She went into civil service because she wanted to help the people.
... And as long as they're civilized, they produce very ...