caz

listen to the pronunciation of caz
التركية - الإنجليزية
jazz

Jazz fusion is a combination of rock and jazz. - Caz füzyon rock ve cazın bir kombinasyonudur.

Of course he was familiar with jazz. - Tabii ki caz müziğine aşina idi.

jive
blues
caz meraklısı kimse
cat
caz müziğinde bir yöntem
(Muzik) hot
caz gibi
jazzy
caz meraklısı
hepcat
caz müzik türü
bebop
caz orkestrası
jazz band

I play bass in a jazz band. - Bir caz orkestrasında bas gitar çalıyorum.

caz yapmak
to yammer, to squawk, to bellyache
caz yapmak
jazz
caz çalmak
jazz
caz çalmak
jive
solo bölüm caz
break
doğaçlama caz dinletisi
jam session
kesik tempolu caz müziği
ragtime
kesik tempolu caz müziği
rag
piyano ile caz çalma
boogie-woogie
التركية - التركية
Caz müziği çalan orkestra: "Bunun lüks bir lokantası olacak, hatta ileride bir caz bile temin edilecekti."- R. N. Güntekin
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerinin müziği iken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü: "Onlar alaturka dinlemek istiyor, siz caz dinlemek istiyormuşsunuz."- Ç. Altan
Afrika kökenli bir Amerikan müziği
Caz müziği çalan orkestra
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerinin müziği iken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü
caz takımı
Caz müziği çalan orkestranın bütün çalgıları
MI'CAZ
(Osmanlı Dönemi) Mak'adı büyük olan
i'câz
(Osmanlı Dönemi) mu'cizelik; âciz bırakmak, insanların benzerini yapmaktan âciz kaldıkları şeyi yapmak
İ'CAZ
(Osmanlı Dönemi) Âciz bırakmak. Acze düşürmek, şaşırtmak
İ'CAZ
(Osmanlı Dönemi) Mu'cizelik olan şey.Kur'an 1350 senedir bütün hakaikını kâinat çarşısında açıp teşhir ettiği halde herkes, her millet, her memleket onun cevahirinden, hakaikından almıştır ve alıyorlar. Halbuki, ne o ülfet, ne o mebzuliyet, ne o mürur-u zaman, ne o büyük tahavvülâtlar onun kıymettar hakaikına, onun güzel ü
İ'CAZ
(Osmanlı Dönemi) Edb: Mu'cize derecesinde düzgün ve icazlı söz söylemek. Benzerini yapmada herkesi acze düşürmek. Güzel söz söylemekte insanların muktedir olmadıkları derece
caz
المفضلات