We need to stay together.
- Bir arada kalmamız gerek.
Keep your stuff together.
- Eşyalarını bir arada tut.
I play golf every so often.
- Arada bir golf oynarım.
He gets tough at times.
- O arada bir saldırganlaşır.
Every now and then, we eat out.
- Arada bir dışarıda yeriz.
He comes to visit us every now and then.
- Arada bir bizi ziyaret etmeye gelir.
We'll meet some time soon.
- Yakında bir ara buluşuruz.
We can save you some time.
- Seni bir ara kurtarabiliriz.
Write me sometime, OK?
- Bir ara bana yaz tamam mı?
Come and see us sometime.
- Bir ara bizi görmeye gel.
Once in a while, he leaves his umbrella in the train.
- Arada bir şemsiyesini trende bırakır.
I see him once in a while.
- Onu arada bir görürüm.
I seldom do that anymore.
- Ben artık onu arada bir yapıyorum.