bi̇lmüşahede

listen to the pronunciation of bi̇lmüşahede
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Görmek suretiyle, görerek.Hem Sâni-i Âlem'in nihayet cemalde olan kemal-i san'atı üzerine enzar-ı dikkati celb etmek, teşhir etmek istemesine mukabil, en yüksek bir sada ile dellallık eden; yine bilmüşâhede O Zat'tır... M
bilmüşâhede
(Osmanlı Dönemi) bizzat şâhit olarak, görerek görür şekilde, görme derecesinde