betrogen

listen to the pronunciation of betrogen
ألمانية - التركية
(Gramer) betrügen betrog betröge A aldatmak, dolandırmak
الإنجليزية - التركية

تعريف betrogen في الإنجليزية التركية القاموس.

betrayed
ihanete uğramış

Fadıl ihanete uğramış gibi hissetti. - Fadil felt like he was betrayed.

Mary kendini ihanete uğramış ve aşağılanmış hissetti. - Mary felt betrayed and humiliated.

cheated
aldatılan
cheated
kazıklanmak
cheated
yaş tahtaya basmak
cheated
kandırılmış

Kandırılmış hissetmiyorum. - I don't feel cheated.

cheated
kazık yemek
cheated
kanmak
cheated
aldatılmış

Aldatılmış olduğunu düşünüyorum. - I think you've been cheated.

chiseled
yontulmuş

O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı. - She was a girl with finely chiseled features.

deceived
aldanmak
deceived
faka basmak
deceived
aldatılan
deceived
oyuna gelmek
betrayed
ihanet

Biz ona bir kahraman dedik ama o bize ihanet etti. - We called him a hero, but he betrayed us.

Tom Mary'nin güvenine ihanet etti. - Tom betrayed Mary's trust.

chiseled
yont(mak)
chiseled
keski ile yontulmuş
chiseled
keskin (yüz hatları)
chiseled
yont

O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı. - She was a girl with finely chiseled features.

diddle
kandırarak al
diddle
(fiil) kandırmak, yutturmak, dolandırmak; vakit öldürmek; yerinde duramamak, kıpır kıpır olmak