belirtilen

listen to the pronunciation of belirtilen
التركية - الإنجليزية
specified

The specified email is already registered. - Belirtilen eposta adresi zaten kayıtlı.

He arrived five minutes after the specified time. - O, belirtilen zamandan beş dakika sonra geldi.

(Bilgisayar) this
signified
number of
following
designated
stated

The stated price does not include labor charges. - Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.

I had to finish the job by the stated date. - Belirtilen tarihe kadar işi bitirmek zorundaydım.

{g} the noun qualified by an adjective
laid in
belirtilen dizin
(Bilgisayar) the specified directory
belirtilen dosya
(Bilgisayar) the specified file
belirtilen indikasyon
(Tıp) claimed indication
belirtilen karakterle başlar
(Bilgisayar) begins with
belirtilen karakterle biter
(Bilgisayar) ends with
belirtilen süre içerisinde
within the time specified amount of time
belirtilen süre içerisinde
within the specified period of time
belirtilen gemi
(Ticaret) named ship
belirtilen gemi
(Ticaret) named vessel
belirtilen karakterle bitmez
(Bilgisayar) not end with
belirtilen liman
(Ticaret) named port
belirtilen metni bul
(Bilgisayar) find the specified text
belirtilen süre içinde
within the preseribte time
belir
(Bilgisayar) appear

Scarcely had the rain stopped before a rainbow appeared. - Bir gökkuşağı belirmeden önce, hemen hemen yağmur durmuştu.

A form appeared in the darkness. - Karanlıkta bir şekil belirdi.

belir
appearing
belir
spring up
arada belirtilen
parenthetic
arada belirtilen
parenthetical
aşağıda belirtilen
undermentioned
burada belirtilen
(Kanun) set out here
burada belirtilen
(Politika, Siyaset) set out herein
daha önce belirtilen
aforesaid
daha önce belirtilen
aforementioned
x maddesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda
(Hukuk) for the purposes set out in article x YYYY
التركية - التركية
Tamlanan
belirtilen
المفضلات