belirteci

listen to the pronunciation of belirteci
التركية - الإنجليزية
adjuncts
belirteç
(Bilgisayar) token
belirteç
marker

I never really thought about this until now, but the lane markers on the freeway are surprisingly long. - Ben gerçekten şimdiye kadar bunun hakkında hiç düşünmedim ama otobandaki şerit belirteçleri şaşırtıcı biçimde uzun.

belirteç
mark

I never really thought about this until now, but the lane markers on the freeway are surprisingly long. - Ben gerçekten şimdiye kadar bunun hakkında hiç düşünmedim ama otobandaki şerit belirteçleri şaşırtıcı biçimde uzun.

belirteç
{i} determiner
belirteç
(Bilgisayar) specifier
belirteç
(Denizbilim) signal
kütük içerik belirteci
(Bilgisayar) file extension
niteleme belirteci
(Dilbilim) adverb of manner
soru belirteci
(Dilbilim) interrogative adverb
ölçü belirteci
(Dilbilim) adverb of quantity
belirteç
identifier
belirteç
adverb
belirteç
reagent
belirteç
determinant
belirteç
{i} indicator
belirteç
(Nükleer Bilimler) agent
belirteç
adverb " zarf; determinant, indicator, reagent
belirteç
part of speech used to modify verbs adjectives and other adverbs (Grammar); indicator
gösterme belirteci gram
demonstrative adverb
ihtiyaç aciliyeti belirteci
(Askeri) urgency of need designator
niteleme belirteci/zarfı gram
adverb of manner, adverb of quality
yer belirteci gram
adverb of place
yer hareketli hedef belirteci
(Askeri) ground moving target indicator
zaman belirteci gram
adverb of time
ölçü belirteci gram
adverb of degree; adverb of frequency
التركية - التركية

تعريف belirteci في التركية التركية القاموس.

belirteç
(Dilbilim) Zarf
belirteç
Hiyeroglif yazıda, bir sözcüğün sesini değil, anlamını belirleyen ögeye verilen ad
yer belirteci
Yer zarfı
yön belirteci
Yön belirleme işine yarayan alet, pusula
zaman belirteci
Zaman zarfı
belirteci
المفضلات