البحث
ترجمة
ألعاب
برامج
سجل
دخول العضو
العيارات
مفكرة
ما يتعلق بنا
الاتصال
الحساب
دخول العضو
سجل
العيارات
English
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
Türkçe
Deutsche
Русский
العربية
ç
ı
ğ
ö
ş
ü
â
Online English Turkish and Multilingual Dictionary 20+ million words and idioms.
beklenmedik olay; öngörülemeyen
التركية - الإنجليزية
تعريف
beklenmedik olay; öngörülemeyen
في التركية الإنجليزية القاموس.
happening unexpectedly; unforeseen
beklenmedik olay; öngörülemeyen
الواصلة
bek·len·me·dik o·lay; ön·gö·rü·le·me·yen
Resimler
Google Resimler
Bing Resimler
السابق
beklenmedik olay; öngörülemeyen
hücrevi, hücreli, gözeli, löküllü
slang passive male homosexual, fag, fagg..
hayır demek
having a three-dimensional form or appea..
past of lag
t. elbisenin düğme geçmeye mahsus deliği
المزيد...
امسح
المفضلات
المزيد...
امسح