Tom Mary gibi bir kadını geçindirmek için yeterli para kazanmıyor.
- Tom doesn't earn enough money to support a woman like Mary.
O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.
- He works hard to support his large family.
Tom onun kafasını onaylama içinde salladı.
- Tom nodded his head in approval.
Plan onun onayına tabidir.
- The plan is subject to his approval.
Senin onayınla, işi ona teklif etmek istiyorum.
- With your approval, I would like to offer him the job.