be envious of; set one's heart on

listen to the pronunciation of be envious of; set one's heart on
الإنجليزية - التركية

تعريف be envious of; set one's heart on في الإنجليزية التركية القاموس.

begrudge
{f} kıskanmak
envy
hasetlenmek
begrudge
esirge
envy
{i} haset

Haset etmek günahtır. - To feel envy is a sin.

envy
{i} gıpta
envy
{i} gıpta edilen şey
envy
imren

Kıskançlık imrenme ile aynı değildir. İkisini karıştırmayın. Bir fark var. - Jealousy is not the same as envy. Do not confuse the two. There is a difference.

Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor. - In some ways, I envy him; he knows exactly what he wants and he's not afraid to take it.

begrudge
istemeyerek vermek
begrudge
içine oturmak
begrudge
çok görmek
begrudge
istemeyerek ver
begrudge
begrudgingly kıskanarak
begrudge
be grudgingkıskanan
begrudge
{f} (bir şeyi) (birine) fazla görmek: You don't begrudge me this vacation, do you? Bu tatili bana fazla görmüyorsun, değil mi?
begrudge
{f} çekememek
begrudge
{f} (bir şeyi)
begrudge
vermek istememek
الإنجليزية - الإنجليزية
envy
begrudge
be envious of; set one's heart on
المفضلات