balkonlu

listen to the pronunciation of balkonlu
التركية - الإنجليزية
balconied
having a balcony
having a porch
balkon
balcony

Tom saw someone standing on the balcony. - Tom birinin balkonda durduğunu gördü.

I watched the birds on the balcony while drinking my coffee. - Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.

balkonlu bir oda rica ediyorum
I'd like a room with a balcony
balkon
jetty
balkon
bosom
balkon
gallery
balkon
gazebo
balkon
piazza
balkon
veranda
balkon
terrace
balkon
porch; gazebo
balkon
balcony; (tiyatro vb'de) circle, balcony; boob, tit, titty
التركية - التركية

تعريف balkonlu في التركية التركية القاموس.

Balkon
sala
Balkon
hayat
balkon
Bir yapının genellikle üst katlarında dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü: "Geçen gün bahçeye balkondan atlamak suretiyle inmiş."- M. Ş. Esendal
balkon
Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat
balkon
Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü
balkon
Tiyatro ve sinema gibi büyük salonlarda asma kat
balkon
Bir yapının genellikle üst katlarında dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü