bıçakla

listen to the pronunciation of bıçakla
التركية - الإنجليزية
{f} stab

The police think that Tom was stabbed before his throat was slit. - Polisler onun gırtlağı kesilmeden önce, Tom'un bıçaklandığını düşünmektedir.

Tom was stabbed to death by someone on the subway. - Tom metrodaki birisi tarafından öldüresiye bıçaklandı.

bıçak
knife

The tip of the knife blade is sharp. - Bıçak ağzının ucu keskindir.

Tom cut his hand with a rusty knife. - Tom paslı bir bıçakla elini kesti.

bıçakla kesmek
whittle
bıçak
knives

Give us two knives and four forks, please. - Lütfen bize iki bıçak ve dört çatal verin.

Three men menaced him with knives. - Üç adam bıçaklarla onu tehdit etti.

bıçak
knife, cutter
bıçaklamak
stab
bıçak
blade

I received a knife with a sharp blade. - Keskin ağızlı bir bıçak aldım.

The tip of the knife blade is sharp. - Bıçak ağzının ucu keskindir.

bıçaklamak
chive
bıçaklamak
get one's knife into
bıçak
guillotine
bıçak
canteen
bıçak
{i} chive
bıçak
shiv
bıçak
knife used as a weapon
bıçak
(turbo) blade
bıçak
cutter
bıçak
(Slang) chiv
bıçaklamak
to stab, to knife
bıçaklamak
to stab, knife
bıçaklamak
stick; carve up
bıçaklamak
knife
bıçaklamak
{f} stick
bıçaklamak
carve up
التركية - التركية

تعريف bıçakla في التركية التركية القاموس.

Bıçak
(Osmanlı Dönemi) TİBRAK
Bıçak
(Osmanlı Dönemi) SİKKÎN
Bıçak
(Osmanlı Dönemi) MUS
Bıçak
(Osmanlı Dönemi) MİZBAH
bıçak
Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç
bıçak
Jilet
bıçak
Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç
bıçaklamak
Bıçakla kesmek
bıçaklamak
Bıçakla yaralamak
bıçakla
المفضلات