az zaman

listen to the pronunciation of az zaman
التركية - الإنجليزية
little

I had so little time that I had to eat lunch in a hurry. - O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.

It's amazing how little time Tom spends with his children. - Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.

az zaman
المفضلات