asla

listen to the pronunciation of asla
التركية - الإنجليزية
never

She is never online, even during her vacation. - O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil.

I never work on weekends. - Hafta sonları asla çalışmam.

far from
not a bit
not by a fraction
in no way
never, in no way, not for the world, in no circumstances, under no circumstances, on no condition; no way!
on no account
by no means

Astronomy is by no means a new science. - Astronomi asla yeni bir bilim değildir.

He is by no means wanting in courage. - Onun asla cesareti eksik değil.

ever

Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody. - Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.

Tom doesn't want to ever leave Boston. - Tom asla Boston'u terk etmek istemiyor.

not one iota
e'er
none
means

Astronomy is by no means a new science. - Astronomi asla yeni bir bilim değildir.

The result was by no means satisfactory. - Sonuç asla tatmin edici değildi.

no such thing
(deyim) not a bit of it!
not by a long sight
on no consideration
in the least

I am not in the least concerned about the result. - Asla sonuçla ilgilenmiyorum.

I am not in the least interested in such a thing. - Böyle bir şeyle asla ilgilenmiyorum.

(deyim) till the cows come home
(Latin) nunquam
not once

I've never seen such a thing in my life, not once! - Ben, hayatımda böyle bir şeyi asla görmedim, bir kez değil!

never more
at all

You are not at all wrong. - Asla hatalı değilsin.

Tom doesn't want to see Mary at all. - Tom Mary'yi asla görmek istemiyor.

nothing

You never get something for nothing. - Bir şeyi asla bedava alamazsın.

Nothing will ever change. - Hiçbir şey asla değişmeyecek.

nothing doing
no way

There's no way she'll ever marry Sato. - Sato ile asla evlenmez.

nuts! [sl.]
nowise
not an iota
no whit
ne'er
nevermore
in no wise
by no manner of means
not a whit
not at all

You are not at all wrong. - Asla hatalı değilsin.

nohow
never, by no means
(Argo) when pigs fly
(deyim) when hell freezes over
on no condition
noways
under no circumstances
never again
never never
to never
neer
whit

I never wear white socks. - Ben asla beyaz çorap giymem.

{ü} nuts
iota
not

I never say what is not true. - Neyin doğru olmadığını asla söylemem.

Everyone is hoping nothing bad will ever happen in Japan. - Herkes Japonya'da artık kötü bir şey asla olmayacağını umuyor.

asla vazgeçme
never quit
asla vazgeçme
never give up
asla ve kat'a
never. no way. by no means. absolutely not. not at all
asla anlatamam
lips are sealed
asla anlaşamamak
never get along with
asla belirleme
(Bilgisayar) never set
asla olmaz
(deyim) that'll be the day
asla yaşlanmamazlık
agelessness
asla yaşlanmayan
ageless
beni asla unutma
never forget me
bir daha asla
nevermore
التركية - التركية
(Osmanlı Dönemi) Hiçbir zaman
Hiçbir zaman, hiçbir biçimde: "Dünyada her şeyle alay edilir şaka yapılır, ama şiirle asla!"- S. F. Abasıyanık
(Osmanlı Dönemi) olması imkânsız
Hiçbir zaman, hiçbir biçimde
ASLA'
(Osmanlı Dönemi) Küçük başlı
ASLA'
(Osmanlı Dönemi) Başının tepesinde ve önünde kıl olmayan
asla
المفضلات