you can pick them up as late as 6pm.
Sen istediğin kadar geç saatte uyuyabilirsin.
- You can sleep as late as you want.
İstediğimiz kadar geç saatlere kadar yatmayabiliriz.
- We can stay up as late as we want.
O, sabahtan akşama kadar çalıştı.
- She worked from morning till night.
06:00 ya kadar başlayamam.
- I cannot start till six o'clock.
O oluncaya kadar onun hakkında endişelenmeyelim.
- Let's not worry about that till it happens.
O, mezun oluncaya kadar çok utangaçtı.
- She had been very shy till she graduated.
Ben gelinceye kadar onun beklemesini iste.
- Ask her to wait till I come.
Ben gelinceye kadar onlara beklemesini söyle.
- Ask them to wait till I come.
O zamana kadar hiç panda görmemiştim.
- I had never seen a panda till that time.
O zamana kadar ne yaparım?
- What do I do till then?