amaçlamak

listen to the pronunciation of amaçlamak
التركية - الإنجليزية
purpose
to aim, to intend, to purpose
aim at
designate for a particular purpose
(Hukuk) to intend, to aim
have in mind to do or accomplish
intend

Mary intends not to give birth to more than two children. - Mary en fazla iki çocuk doğurmayı amaçlamaktadır.

to aim (at), intend, purpose
work up
mean
set one's sights on
aspire after
aspire to
target
(Dilbilim) be out for
determine
aim

They aim to stir unease in societies. - Onlar toplumlarda huzursuzluk çıkarmayı amaçlamaktadır.

Education aims to develop potential abilities. - Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.

drive at sth
shoot for
{f} will
fasten on
zero in on
amaçlama
purpose of
amaçla
aim

We have achieved all our aims. - Biz tüm amaçlarımıza ulaştık.

Education aims to develop potential abilities. - Eğitim potansiyel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlamaktadır.

التركية - التركية
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek: "Sınıf veya zümre egemenliğini veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayan siyasi partiler kurulamaz."- Anayasa
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek
istihdaf etmek
amaçlama
Amaçlamak işi, hedef alma, istihdaf
amaçlamak
المفضلات