along with

listen to the pronunciation of along with
الإنجليزية - التركية
ile birlikte

Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi. - Tom boarded the ship along with his three children.

Tom Mary ile birlikte şarkı söylemeye başladı. - Tom started singing along with Mary.

birlikte

O, onunla birlikte gitti. - He went along with her.

Ben onlarla birlikte Nikko'ya gittim. - I went to Nikko along with them.

kıyısında
ile beraber
ileri
ileriye
boyunca
burada
orada
yanına
buraya
oraya
yanında
kenarında
together with
ile beraber

Emily ile beraber gitmek istiyorum. - I want to go together with Emily.

together with
ile birlikte

Film izlemek için sinemaya gitmezsiniz. Daha ziyade, iki yüz kişi ile birlikte gülmek ve ağlamak için sinemaya gidersiniz. - You don't just go to the cinema to watch films. Rather, you go to the cinema in order to laugh and cry together with two hundred people.

Baba oğlu ile birlikte, ne kadar rahat! - The father is together with his son, how cozy it is!

together with
ile

Tom Mary ile geri döndü. - Tom got back together with Mary.

Emily ile beraber gitmek istiyorum. - I want to go together with Emily.

الإنجليزية - الإنجليزية
together with
along with

    الواصلة

    a·long with

    التركية النطق

    ılông wîdh

    النطق

    /əˈlôɴɢ wəᴛʜ/ /əˈlɔːŋ wɪð/

    علم أصول الكلمات

    [ &-'lo[ng] ] (preposition.) before 12th century. Middle English, from Old English andlang, from and- against + lang long; more at ANTE-.

    فيديوهات

    ... Um, of course, the United States, uh, continues to have certain sanctions on Iran, along with ...
    ... except something that will honor whatever business rules came along with it. You have ...

    كلمة اليوم

    sciapodous
المفضلات