aksesuar

listen to the pronunciation of aksesuar
التركية - الإنجليزية
accessory

Whenever an accident happens, the first thing the doctors look for is a bracelet, a necklace, or some accessory that can provide some information about the patient. - Ne zaman bir kaza olsa doktorların aradığı ilk şey hasta hakkında bazı bilgiler sağlayan bir bilezik, bir kolye, veya bir aksesuardır.

trimming
(İnşaat) fittings
accessories

I feel naked without accessories. - Ben aksesuarlar olmadan çıplak hissediyorum.

The shop sells expensive accessories for women. - Mağaza, kadınlar için pahalı aksesuarlar satar.

fixing
appurtenance
accessary
accessaries
fixture
property
accessory; prop; spare part
fixings
theat. stage property, stage prop, prop; stage properties, stage props, props
accessory; accessories
ornament
attachment
refinement
trimmings
accesory
aksesuar kiti
accessories kit
aksesuar dişli kutusu
accessory gear box
aksesuar kama
(Jeoloji) accessory plate
aksesuar kama
(Jeoloji) accessory wedge
aksesuar lambası
accessory light
aksesuar levha
(Jeoloji) accessory plate
aksesuar masası
(Tiyatro) stand-bye table
aksesuar plaka
(Jeoloji) accessory plate
aksesuar sinir
(Tıp) accesory nerve
aksesuarlar
accessories

I feel naked without accessories. - Ben aksesuarlar olmadan çıplak hissediyorum.

Tom's store sells golf clubs, balls, shoes and other accessories. - Tom'un mağazası golf sopası, top, ayakkabı ve diğer aksesuarları satmaktadırç

biyolojik aksesuar
bio-accessory
elbise içine aksesuar olarak giyilen bluz
chemisette
التركية - التركية
Sahne sanatlarında kullanılan her türlü taşınabilir boyutta eşya
Kadın giyiminde giysiyi bütünleyen ayakkabı, çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher gibi eşya
Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan, ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne
eklenti
aksesuar
المفضلات