against,-opposed-to

listen to the pronunciation of against,-opposed-to
الإنجليزية - التركية

تعريف against,-opposed-to في الإنجليزية التركية القاموس.

anti
zıt
anti
karşıt

Bence, sigara karşıtı yasa makul. - The anti-smoking law is just, in my opinion.

O savaş karşıtı bir gösteriye katıldı. - He took part in the anti-war demonstration.

anti
aykırı
anti
edat, k. dili -e karşı, -in aleyhinde
anti
{i} muhalif
anti
karşı

Bence, sigara karşıtı yasa makul. - The anti-smoking law is just, in my opinion.

Bugün Almanya'da, Pazartesi günü kundaklamada üç Türk'ün öldürüldüğü Hamburg'un yakınında bir yer de dahil birçok şehirde şiddet karşıtı mitingler gerçekleşti. - In Germany today, anti-violence rallies took place in several cities, including one near Hamburg where three Turks were killed in an arson attack on Monday.

anti
aksi
anti
{i} karşı olan kimse
anti
pref. anti
anti
(Anatomi) karşıt, zıt, mukabil, aksi
anti
ters
anti
önek karşı, anti-
الإنجليزية - الإنجليزية
anti