act of stipulating, setting of conditions; condition that must be fulfilled

listen to the pronunciation of act of stipulating, setting of conditions; condition that must be fulfilled
الإنجليزية - التركية

تعريف act of stipulating, setting of conditions; condition that must be fulfilled في الإنجليزية التركية القاموس.

stipulation
(Askeri) kabul anlaşması
stipulation
(Kanun) şart koyma
stipulation
şart koşma
stipulation
şart

Soruşturma tamamlanana kadar kasabadan çıkmaması şartıyla onu serbest bıraktılar. - They released him with the stipulation that he should not go out of town until the investigation was complete.

stipulation
{i} kayıt
stipulation
{i} taahhüt
stipulation
{i} garanti edilen şey
stipulation
(Askeri) İDDİANIN KABULÜ, KABUL ANLAŞMASI: İspat edilmesi mümkün bütün olay, farklılık ve evrak esas muhteviyatının kabulü hususunda; savunma avukatı ile suçlu ve askeri savcı (trial judge advocate) arasında yapılan anlaşma
stipulation
{i} koşul
الإنجليزية - الإنجليزية
{i} stipulation
act of stipulating, setting of conditions; condition that must be fulfilled
المفضلات