abzeichen

listen to the pronunciation of abzeichen
ألمانية - التركية
[das] belirti, işaret; nişan, rozet
الإنجليزية - التركية

تعريف abzeichen في الإنجليزية التركية القاموس.

badge
{i} rozet

Dan bile rozeti geri vermedi. - Dan didn't even give the badge back.

Tom Mary'ye bir polis rozeti gösterdi ve ona kimliğini vermesini istedi. - Tom showed Mary a police badge and asked her to give him her ID.

badge
{i} nişan
badge
(Askeri) Bröve
emblem
sancak
badge
(Askeri) BRÖVE: Bir askerin, çok önemli bir askeri uzmanlık alanında, üstün bir ehliyet derecesi elde etmiş olduğunu göstermek üzere verilen bir çeşit mükafat. Kara, deniz ve hava kuvvetlerine ait bröveler ile uzmanlık brövelerini içine alır. Ayrıca bakınız: "Ground badge"
badge
{i} işaret
badge
kimlik (kartı)
badge
kimlik kartı
emblem
{i} amblem

Bir zambak Fransız krallarının amblemiydi. - A lily was the emblem of French Kings.

Ejderha, Çin'in kültürel amblemlerinden biridir. - The dragon is one of the cultural emblems of China.

emblem
temsili resim
emblem
amblemle temsil etmek
emblem
{i} simge

Bu başarı, devrimin en simgesel kilometre taşlarından biri oldu. - This deed became one of the most emblematic milestones of the Revolution.

emblem
amblem simge
ألمانية - الإنجليزية