a complaint filed against a competitor, investigated by officials

listen to the pronunciation of a complaint filed against a competitor, investigated by officials
الإنجليزية - التركية

تعريف a complaint filed against a competitor, investigated by officials في الإنجليزية التركية القاموس.

protest
{i} protesto

Bütün öğrenciler savaşı protesto ettiler. - All the students protested against the war.

O, protesto etmek için ağzını açmadı. - He didn't open his mouth to protest.

protest
{f} protesto et

Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi. - He said the South had good reason to protest.

O, protesto etmek için ağzını açmadı. - He didn't open his mouth to protest.

protest
gösteri

Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor. - He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.

Polis, göstericilere birçok göz yaşartıcı bomba attı. - The police threw many tear-gas grenades at the protesters.

protest
itiraz etmek
protest
itiraz

İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu. - He submitted his resignation in protest of the company's policy.

protest
karşı çıkma
protest
temin etmek
protest
{f} iddia etmek
protest
ciddi olarak taahhüt etmek
protest
söyle/protesto et
protest
kuvvetle iddia etmek
protest
{f} teminât vermek
protest
{i} (pro'test) protesto, karşı çıkma; itiraz
protest
(Askeri) PROTESTO ETMEK, İTİRAZ ETMEK
protest
{f} protesto etmek

Tom protesto etmek için ağzını açtı. - Tom opened his mouth to protest.

Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor. - He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.

protest
bildirmek
protest
(fiil) itiraz etmek, karşı çıkmak, protesto etmek, reddetmek, protesto çekmek, iddia etmek, teminât vermek
الإنجليزية - الإنجليزية
protest
a complaint filed against a competitor, investigated by officials
المفضلات