a collective gesture of disapproval, sometimes violent

listen to the pronunciation of a collective gesture of disapproval, sometimes violent
الإنجليزية - التركية

تعريف a collective gesture of disapproval, sometimes violent في الإنجليزية التركية القاموس.

protest
{i} protesto

O, protesto etmek için ağzını açmadı. - He didn't open his mouth to protest.

O yeni planı protesto etti. - He protested against the new plan.

protest
{f} protesto et

Amerikan işçileri protesto etmeye başladı. - American workers began to protest.

Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi. - He said the South had good reason to protest.

protest
gösteri

Göstericiler sinagogu ateşe verdiler. - The protesters burnt down the synagogue.

O, muhtemelen insanların gerçekten protesto yapmak yerine sadece boy göstermek için gösterilere gittiklerini kastediyordu. - He probably meant that people go to demonstrations just to show up instead of actually protesting.

protest
itiraz etmek
protest
itiraz

İstifasını şirket politikasına itiraz ederek sundu. - He submitted his resignation in protest of the company's policy.

protest
karşı çıkma
protest
temin etmek
protest
{f} iddia etmek
protest
ciddi olarak taahhüt etmek
protest
söyle/protesto et
protest
kuvvetle iddia etmek
protest
{f} teminât vermek
protest
{i} (pro'test) protesto, karşı çıkma; itiraz
protest
(Askeri) PROTESTO ETMEK, İTİRAZ ETMEK
protest
{f} protesto etmek

Muhtemelen insanların gösterilere protesto etmek için değil, sadece kendilerini göstermek için gittiklerini demek istiyor. - He probably meant that people only go to demonstrations to show themselves and not to protest.

Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi. - He said the South had good reason to protest.

protest
bildirmek
protest
(fiil) itiraz etmek, karşı çıkmak, protesto etmek, reddetmek, protesto çekmek, iddia etmek, teminât vermek
الإنجليزية - الإنجليزية
protest
a collective gesture of disapproval, sometimes violent
المفضلات