Onunla tanışıncaya kadar, o, bilgiyi bilmiyordu.
- She didn't know the information till she met him.
O, sabahtan akşama kadar çalıştı.
- He worked from morning till night.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.
- A fat cash register attracts robbers.
Tom yazar kasadan para çalarken yakalandı.
- Tom was caught stealing money from the cash register.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.
- The salesgirl couldn't open the cash register.
Dan yazarkasadan para çalmaya devam etti.
- Dan continued to steal money from the cash register.
Bir ebeveynin sevgisini kendimiz ebeveynler oluncaya kadar asla bilmeyiz.
- We never know the love of a parent till we become parents ourselves.
O, mezun oluncaya kadar çok utangaçtı.
- She had been very shy till she graduated.
Tom yazar kasadan para çalarken yakalandı.
- Tom was caught stealing money from the cash register.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.
- A fat cash register attracts robbers.
Ben gelinceye kadar onlara beklemesini söyle.
- Ask them to wait till I come.
Sadece ben gelinceye kadar pozisyonunu bozma.
- Just hold your position till I arrive.
O zamana kadar her şey olabilir.
- Anything may happen till that time.
O zamana kadar hiç panda görmemiştim.
- I had never seen a panda till that time.