Büyüyünceye kadar sigara içmemelisin.
- You must not smoke till you grow up.
Onunla tanışıncaya kadar, o, bilgiyi bilmiyordu.
- She didn't know the information till she met him.
Her yazar kasada uzun bir sıra vardır.
- There's a long line at every cash register.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.
- A fat cash register attracts robbers.
Tom Mary'yi yazarkasadan parasını çalarken yakaladı.
- Tom caught Mary stealing his money from the cash register.
Bayan satış elemanı yazarkasayı açamadı.
- The salesgirl couldn't open the cash register.
O oluncaya kadar onun hakkında endişelenmeyelim.
- Let's not worry about that till it happens.
O, mezun oluncaya kadar çok utangaçtı.
- She had been very shy till she graduated.
Tom yazar kasadan para çalmakla suçlandı.
- Tom was accused of stealing money from the cash register.
Dolu bir yazar kasa soyguncuları çekiyor.
- A fat cash register attracts robbers.
Ben gelinceye kadar onlara beklemesini söyle.
- Ask them to wait till I come.
Ben gelinceye kadar onun beklemesini iste.
- Ask him to wait till I come.
Dükkân ne zamana kadar açık?
- When is the store open till?
O zamana kadar ne yaparım?
- What do I do till then?