açıklamasın

listen to the pronunciation of açıklamasın
التركية - الإنجليزية
account

There are some unclear points in his account. - Onun açıklamasında bazı belirsiz noktalar var.

Although CFIT accounted for just over a third of crashes in the past six years, it caused 53% of the deaths. - CFIT son altı yıldır çarpışmaların sadece üçte birinin üzerinde olduğunu açıklamasına rağmen ölümlerin %53'üne sebep oldu.

açıkla
explain

He explained the literal meaning of the phrase. - O, ifadenin tam anlamını açıkladı.

Please explain the grammar of 'as may be'. - Lütfen as may be nin dilbilgisini açıklar mısın?

açıkla
{f} explained

He explained the literal meaning of the phrase. - O, ifadenin tam anlamını açıkladı.

I explained the reason in detail. - Ben nedeni ayrıntılı olarak açıkladım.

açıkla
{f} explaining

I think your problem is that you don't listen carefully when people are explaining things. - Bence senin sorunun insanlar bir şeyler açıklarken dikkatlice dinlememen.

Tom has some explaining to do. - Tom'un yapacak biraz açıklaması var.

açıkla
elucidate
açıkla
{f} paraphrase

I don't understand this word. Could you paraphrase it? - Bu sözcüğü anlamıyorum. Onu açıklayabilir misin?

açıkla
{f} expounding
açıkla
{f} expounded
açıkla
got across
açıkla
get across
açıkla
{f} professing
açıkla
{f} professed
açıkla
profess

Professors should explain everything in detail, not be succinct and always tell students to go home and read their books. - Profesörler, her şeyi detaylı bir şekilde açıklamalılar, kısa ve öz olmamalılar ve her zaman öğrencilere eve gitmelerini ve kitaplarını okumalarını söylemeliler.

For a professional, he gave a poor account of himself in today's game. - Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.

açıkla
expound
açıkla
spit it out
açıkla
spit it out !
açıkla
speak
açıkla
premise
açıkla
premises
açıkla
justified
açıkla
justify
açıkla
say what you have to say!
açıklamasın
المفضلات