şikayet ederek

listen to the pronunciation of şikayet ederek
التركية - الإنجليزية
grumbling
complaining

We are born crying, spend our lives complaining, and die disappointed. - Biz ağlayarak doğarız, hayatlarımızı şikayet ederek geçiririz ve hayal kırıklığına uğramış olarak ölürüz.

Try not to spend so much time complaining about things you can't change. - Değiştiremediğin şeyler hakkında şikâyet ederek çok fazla zaman harcamaya çalışma.

querulously
şikayet et
{f} grouse
şikayet et
{f} bitch
şikayet et
grumble
şikayet et
{f} beef
şikayet et
{f} grouch
şikayet et
bitch about
şikayet et
{f} complaining

I'm fed up with your constant complaining. - Ben sürekli şikâyet etmenden bıktım.

I've never heard him complaining about his meals. - Onun yemekleri hakkında şikâyet ettiğini hiç duymadım.

şikayet et
bellyache
şikayet et
complain

Why am I the only one they complain of? They're just making an example out of me and using me as a scapegoat. - Niçin onların şikâyet ettikleri sadece benim? Onlar sadece beni örnek veriyorlar ve beni bir günah keçisi olarak kullanıyorlar.

He never sees me without complaining about his wife. - Karısı hakkında şikâyet etmeden asla benimle görüşmez.

şikayet ederek
المفضلات