şerefsiz

listen to the pronunciation of şerefsiz
التركية - الإنجليزية
inglorious

Only miserable and inglorious death awaits you here. - Sadece sefil ve şerefsiz ölüm sizi burada bekliyor.

dishonourable [Brit.]
dishonourable, ignoble
dishonorable
dishonest
dishonored

Better to live dishonored than die proud. - Şerefli ölmektense şerefsiz yaşamak daha iyidir.

undignified
(Argo) mofo
dishonourable
scurvy
ignoble
shoddy
dishonor

Better to live dishonored than die proud. - Şerefli ölmektense şerefsiz yaşamak daha iyidir.

Death before dishonor! - Şerefsizlikten önce ölüm!

caddish
Şeref
(isim) Honor

At the inauguration ceremony a plaque was unveiled in honor of the founder. - Açılış töreninde kurucunun şerefine bir plaket verildi.

An immense monument was erected in honor of the eminent philosopher. - Büyük filozofun şerefine muazzam bir anıt dikildi.

şeref
{i} honour
şeref
glory

Glory lasts longer than life. - Şan ve şeref hayattan daha fazla sürer.

şeref
{i} dignity

All human beings are born free and equal in dignity and rights. They are endowed with reason and conscience and should act towards one another in a spirit of brotherhood. - Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.

şeref
repute
şeref
reputation
şeref
credit
şeref
privilege
şeref
(Kanun) esteem
şeref
kudos
şeref
face
şeref
distinction
şeref
honorableness
şeref
laurel
şeref
{i} flower
şeref
honour, honor; glory
şeref
eclat
şeref
{i} pride
şeref
{i} laurels
şeref
grace
şeref
honour [Brit.]
التركية - التركية
Şereften yoksun olan, onursuz
ŞEREF
(Osmanlı Dönemi) Yükseklik, yücelik. Büyüklük
ŞEREF
(Osmanlı Dönemi) İnsanlar arasında geçerli ve makbul olma. Büyük bir makam sâhibi olma
ŞEREF
(Osmanlı Dönemi) Cenab-ı Hakka itâat ve ubudiyyeti ve yüksek hizmeti ile çok ihsanına mazhar olma
ŞEREF
(Osmanlı Dönemi) İftihâr, övünme
Şeref
(Osmanlı Dönemi) SERARE
Şeref
(Osmanlı Dönemi) ŞAN
şeref
Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret
şeref
Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret: "Kolay şöhret, güç sanatın şerefini daima kıskanmıştır."- F. R. Atay
şeref
Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur
şeref
(Osmanlı Dönemi) HESB
şeref
(Osmanlı Dönemi) CAHF
şerefsiz
المفضلات