ıstırap

listen to the pronunciation of ıstırap
التركية - الإنجليزية
pain
pain, grief, heartbreak, agony, distress, anguish, misery, torment, suffering, sorrow
(mental or emotional) pain; anguish, misery
grief
{i} agony
sorrow
(Ticaret) disutility
woeful
torment
anxious
torture
heartache
heartbreak
excruciation
misery
painfulness
distress
painful
perturbation
worry
trouble
poignant
ıstırap içinde
under the harrow
ıstırap vermek
to make (someone) suffer
ıstırap vermek
to distress
ıstırap çekmek
to suffer
التركية - التركية
Acı, üzüntü
Üzüntü, sıkıntı, keder
Sıkıntı, güçlük, eziyet
Acı
Acı. Üzüntü, sıkıntı, keder: "İyi bir şoför her çeşit ıstıraplara katlanmalıdır."- A. Gündüz
ıstırap
المفضلات