öylesine

listen to the pronunciation of öylesine
التركية - الإنجليزية
so, so very, so exceedingly
slight
such

It was such a hot day that we went swimming. - Öylesine sıcak bir gündü ki yüzmeye gittik.

He is not such a fool as to believe that story. - Hikayeye inanacak kadar öylesine aptal değildir.

so, excessively
just because

Just because you can, doesn't mean you know how. - Öylesine yapabilirsin,bu nasıl yapıldığını bildiğin anlamına gelmez.

so
(deyim) for the hell of it
just for the hell of it
all that
that

Such was Linda's disappointment that she burst into tears. - Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu.

It was such a hot day that we went swimming. - Öylesine sıcak bir gündü ki yüzmeye gittik.

at random
so of
التركية - التركية
Aşırı bir biçimde, fazla, o kadar çok: "Göz öylesine alışır ki yeni yapılara, insan ne kadar kendini zorlasa, o boş arsanın nasıl olduğunu gözünün önüne getiremez."- N. Cumalı
Aşırı bir biçimde, fazla, o kadar çok
öylemesine
öylesine
المفضلات