öne sürme

listen to the pronunciation of öne sürme
التركية - الإنجليزية
put forward
assertion
bid
öne sürmek
assert
öne sürmek
come up with
öne sürmek
{f} suggest

Statistics suggest that the population of this town will double in five years. - İstatistikler bu şehrin nüfusunun beş yıl içinde iki katına çıkacağını öne sürmektedir.

öne sürmek
put forward
öne sürmek
bring forward
öne sürmek
exert
öne sürmek
argue
öne sürmek
propound
öne sürmek
raise
öne sürmek
hold forth
öne sürmek
aver
öne sürmek
bring sth in
öne sürmek
(deyim) put something forward
öne sürmek
advance
öne sürmek
to put sth forward, to bring forward
öne sürmek
enounce
öne sürmek
{f} set forth
öne sürmek
{f} submit
öne sürmek
to suggest, propose; to set forth
öne sürmek
posit
öne sürme
المفضلات