çizik

listen to the pronunciation of çizik
التركية - الإنجليزية
scratch

There's a scratch here. Could you give me a discount? - Burada bir çizik var. Bana indirim yapar mısınız?

Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car. - Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.

scrape
scratch, scar; score
flaw
line; scrape, scratch; drawn, striated
score
dint
scar
lined, marked with a line
scratched, scarred; scored
(Mekanik,Teknik) burr
drawn
mark

Sami had marks all over his face. - Sami'nin yüzünün her yerinde çizikler vardı.

chip
stria
the scratch
(Nükleer Bilimler) fissure
çizik çizik
1. full of lines. 2. full of scratches
çizik çizik oluş
striation
التركية - التركية
Çizgi
Çizilmiş
Çizilmiş. Çizgi: "Şapkası ezilmiş, cekedi yakasından ta omuzuna kadar yırtılmış, yüzü gözü çizikler, çürükler içinde..."- Y. K. Karaosmanoğlu
çizik çizik
Çizikle dolu
çizik
المفضلات