çepeçevre

listen to the pronunciation of çepeçevre
التركية - الإنجليزية
roundabout
all around

I traveled all around Russia. - Rusya'yı çepeçevre seyahat ettim.

We've traveled all around Europe. - Avrupayı çepeçevre seyahat ettik.

round
(something, things) which extend all around: Köyün etrafı çepeçevre bağ. The village is surrounded by vineyards
circumferentially
avlandığında çepeçevre dönen tilki
ringer
التركية - التركية
Bütün yanlarını kuşatacak biçimde, fırdolayı
Bütün yanlarını kuşatan: "Çepeçevre dağlar arasında Manisa, akşamları morararak susar."- P. Safa
Bütün yanlarını kuşatarak, fırdolayı: "Gazetelerle dergileri gözden geçirip bakanlıkla ilgili yazıları çepeçevre kırmızı kalemle çizerdi."- N. Cumalı
fırdolayı
çepeçevre
المفضلات