emo

listen to the pronunciation of emo
İngilizce - Türkçe
aslı 'emotion'dan gelen ve duygusal anlamda hüsran yaşayan,bitap düşen,histerik
kendine zarar veren metal dinleyen kişilik
buy
{f} satın almak

Ben, bir çift kayak botu satın almak istiyorum. - I want to buy a pair of ski boots.

Ne satın almak istiyorsun? - What do you want to buy?

buy
ısmarlamak

Sana akşam yemeği ısmarlamak istiyorum. - I want to buy you dinner.

Sana bir içki ısmarlamak istiyorum. - I'd like to buy you a drink.

buy
{i} satın alma

Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam. - I never go out without buying something.

Lütfen onu satın alma. - Please do not buy it.

buy
{f} pahasına elde etmek
buy
iştira yapmak
buy
kanmak
buy
birisine bir şeyi yutturmak
buy
kabul etmek
buy
{f} kiralamak
buy
alıcı durumunda olmak
buy
{i} alış, alma
buy
(isim) satın alma
buy
{i} kelepir
buy
bir şey karşıIığında sağlamak
buy
hisse almak
buy
{f} yutmak
buy
(fiil) satın almak, almak, pahasına elde etmek; rüşvetle elde etmek, kiralamak, inanmak, yutmak, satın alma gücü olmak
buy
sa
buy
rüşvetle elegeçirmek
İngilizce - İngilizce
An individual or group of people associated with a fashion or stereotype of definition (3)
Depressed
An individual or group of people associated with the subculture and musical style of definition (1)
Emotional; sensitive
A young person who is considered to be over-emotional or stereotypically emo
A particular style of hardcore punk rock
Associated with youth subcultures embodying emotional sensitivity
Any form of guitar-driven alternative rock that is particularly or notably emotional
A state of charged punkish emotion
A state of charged punkish emotion. "Example: A friend of mine listens to emo almost exclusively; in fact, he embodies the scene."
A broad title that covers a lot of different styles of emotionally-charged punk rock
An individual or group of people associated with a fashion or stereotype of definition (2)
emo metal
a musical genre, a mixture between emo and metal music
emo