herhangi bir

listen to the pronunciation of herhangi bir
Türkçe - İngilizce
certain

Tom certainly didn't let anyone know that he was arriving today. - Tom kesinlikle bugün geleceğini herhangi birinin bilmesine izin vermedi.

Tom certainly works as hard as anyone else on his team. - Tom kesinlikle takımındaki herhangi biri kadar çok çalışıyor.

any, just any
some

It's not something anyone can do. - Bu herhangi birinin yapabileceği bir şey değil.

You don't marry someone you can live with — you marry the person whom you cannot live without. - Sen yaşayabileceğin herhangi biriyle evlenme - sen onsuz yaşayamayacağın kişiyle evlen.

whatever

You have nothing whatever to worry about. - Hakkında endişe edeceğin herhangi bir şey yok.

You have nothing whatever to feel guilty about. - Hakkında suçlu hissedeceğin herhangi bir şey yok.

whatsoever

Sami had no education whatsoever. - Sami'nin herhangi bir eğitimi yoktu.

I have no interest whatsoever in eating English food. - Herhangi bir İngiliz yemeğini yemeğe ilgim yok.

a
any

Do you have any condoms? - Herhangi bir prezervatifin var mı?

Can you see anything at all there? - Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?

herhangi bir şey
anything

Can you see anything in there? - Orada herhangi bir şey görebiliyor musun?

Don't you have anything smaller than that? - Ondan daha küçük herhangi bir şeyin yok mu?

herhangi bir biçimde kolu olan
arm, in any form
herhangi bir kere
Any time
herhangi bir kimse yaşamak
To anyone living
herhangi bir konuda bilgi vermek
To provide information on any subject
herhangi bir konuyu resimlerle anlatmak
any topic with pictures to tell
herhangi bir sebeple acelecilik
rash for any reason
herhangi bir devletin egemenliğine bağlı olmayan
(Hukuk) res communis
herhangi bir gecikme var mı
Are there any delays
herhangi bir ilaca alerjiniz var mı
Are you allergic to any medications
herhangi bir ilaca karşı alerjim yok
I'm not allergic to any drugs
herhangi bir sorun olduğu takdirde arayabileceğim birkaç numara verin lütfen
Please give me some numbers to call in case of trouble
herhangi bir yerde
somewhere

I have Tom's address somewhere. - Herhangi bir yerde Tom'un adresine sahibim.

herhangi bir yere
whithersoever
herhangi bir şekilde
anywise
herhangi bir şekilde
somehow
herhangibir
any
herhangi bir yer
anyplace
bu ilacın herhangi bir yan etkisi var mı
Are there any side effects associated with this medicine
herhangi bir yer
anywhere

Is there a telephone anywhere? - Herhangi bir yerde bir telefon var mı?

Tom isn't currently working anywhere. - Tom şu anda herhangi bir yerde çalışmıyor.

kronik herhangi bir hastalığınız var mı
Do you have any chronic diseases
vücutta herhangi bir kanalın daralması
stenosis
herhangi bir