yenge

listen to the pronunciation of yenge
Türkçe - İngilizce
aunt

The sister of your father or mother is your aunt. - Babanın ya da annenin kız kardeşi senin yengendir.

Sami lived with his aunt. - Sami yengesiyle birlikte yaşıyordu.

sister-in-law

Since my brother died suddenly two years ago, my sister-in-law has valiantly kept going the small jewellery store he left her. - İki yıl önce kardeşimin ansızın ölmesinden beri, yengem onun kendisine bıraktığı küçük mücevher dükkanına gitmeye devam etti.

aunt-in-law
sister in law
friend's wife
used when referring informally to one's own wife or to a friend's wife: Yenge hanım nasıl? How's your wife? Maalesef yengen gelemedi. Unfortunately my wife couldn't come
uncle's wife, affinal aunt
sister-in-law; brother's wife; aunt-in-law; friend's wife
sister-in-law, brother's wife
woman who helps and attends a bride
affinal aunt
sister

The sister of your father or mother is your aunt. - Babanın ya da annenin kız kardeşi senin yengendir.

Since my brother died suddenly two years ago, my sister-in-law has valiantly kept going the small jewellery store he left her. - İki yıl önce kardeşimin ansızın ölmesinden beri, yengem onun kendisine bıraktığı küçük mücevher dükkanına gitmeye devam etti.

aunty
auntie
yenge olmak
slang 1. to give up hope. 2. to give up
Türkçe - Türkçe
Bir erkeğin kendi karısından söz ederken kullandığı ad
Bir seslenme sözü
Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı
Düğünde geline kılavuzluk eden kadın
Kadınlar için söylenen bir seslenme sözü
Bir erkeğin kendi karısından söz ederken kullandığı ad: "Biz şimdi yenge ile bir Köroğlu bir Ayvaz."- R. N. Güntekin
gelin abla
yenge