İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
acil durumda zamlı t..
ana taşıma katı
araba ile taşıma
araba ile taşıma fat..
artık taşıma
asker taşıma gemisi
ateşli silah taşıma ..
ateşli silah taşıma ..
azami taşıma kapasit..
ağır yük arabasıyla ..
ağır yük taşıma uçağ..
bagaj taşıma arabası
bagaj taşıma çekçeği..
balya taşıma cihazı
bebek taşıma çantası
birden çok taşıma tü..
bir katın taşıma kap..
bir yerden bir yere ..
bir yükü duba ile ta..
brüt taşıma kapasite..
demir veya su yoluyl..
demiryolu yük taşıma..
deniz karakol/devriy..
depolama ve taşıma s..
dört şeritli yük taş..
düşük taşıma ücreti
el arabası veya kamy..
eşya taşıma
eşya taşıma kamyonet..
eşya taşıma şirketi
taşıma alanı
taşıma aracı
taşıma aracısı
taşıma arakesiti
taşıma baklası
taşıma bandı
taşıma bantlı kurutu..
taşıma belgesi
taşıma gerilmesi
taşıma gücü
taşıma kafesi
taşıma kapasitesi
taşıma mesafesi
taşıma politikası
taşıma rulosu
taşıma saati
taşıma senedi
taşıma silindiri
taşıma sistemi
taşıma su ile değirm..
taşıma teorisi
taşıma valsi
taşıma yolu
taşıma yüzeyi
taşıma çantası
taşıma ücreti
toplu taşıma
 
taşımaadd into favorites
TR    

shipping, transport, hauling, traction, removal, freight, porting, truckage, convey, transportation, migration, portage, haulage, cargo, haul, conduction, conveyance, transit, carrying, tote, movement, shipment, lift, move, transfer, carry, handling, transmission, carriage, carriage, transport, transmission, conduction, haulage, bear, relocate, to carry; to transport, to convey, to ferry; to wear; to bear, remove, put across, wear, cart, carryon, lug, run, stanchion, sustain, support, hump, transport by, coach, bring away, ferry, get up, bring in through, handle, to bear, carry, possess (a name, etc.): Çocuk dedesinin adını taşıyor. The child bears his grandfather's name, (iterek) walk, (omuzunda vb) ride, bear away, carry away, (sular) wash, to transfer, to carry (something) (on one's person): Ahmet silah taşıyor. Ahmet's carrying a gun, to bear, endure, put up with, to bear, support, or hold up (a weight, a load): Bu dal beni taşımaz. This branch won't bear my weight, move , transport, to carry, transport (something) from (one place) to (another),

1 shipping  isim     ts
2 transport  isim     ts
3 hauling     ts
4 traction     ts
5 removal     ts
6 freight  isim     ts
7 porting     ts
8 truckage     ts
9 convey  Askeri     ts
10 transportation     ts
11 migration     ts
12 portage  isim     ts
13 haulage  isim     ts
14 cargo     ts
15 haul     ts
16 conduction  isim     ts
17 conveyance  isim     ts
18 transit     ts
19 carrying     ts
20 tote  isim     ts
21 movement     ts
22 shipment     ts
23 lift  Spor     ts
24 move  Bilgisayar     ts
25 transfer  isim     ts
26 carry     ts
27 handling  isim     ts
28 transmission  Hukuk     ts
29 carriage  isim     ts
30 carriage, transport, transmission, conduction, haulage     ts
31taşımak bear  fiil     ts
32taşımak relocate     ts
33taşımak to carry; to transport, to convey, to ferry; to wear; to bear     ts
34taşımak remove     ts
35taşımak put across     ts
36taşımak wear  fiil     ts
37taşımak cart     ts
38taşımak carryon     ts
39taşımak lug     ts
40taşımak run  fiil     ts
41taşımak stanchion     ts
42taşımak sustain  fiil     ts
43taşımak support     ts
44taşımak hump     ts
45taşımak transport by     ts
46taşımak coach     ts
47taşımak bring away  Dilbilim     ts
48taşımak ferry     ts
49taşımak get up  Dilbilim     ts
50taşımak bring in through     ts
51taşımak handle  İnşaat     ts
52taşımak to bear, carry, possess (a name, etc.): Çocuk dedesinin adını taşıyor. The child bears his grandfather's name     ts
53taşımak (iterek) walk     ts
54taşımak (omuzunda vb) ride     ts
55taşımak bear away     ts
56taşımak carry away     ts
57taşımak (sular) wash     ts
58taşımak to transfer  Hukuk     ts
59taşımak to carry (something) (on one's person): Ahmet silah taşıyor. Ahmet's carrying a gun     ts
60taşımak to bear, endure, put up with     ts
61taşımak to bear, support, or hold up (a weight, a load): Bu dal beni taşımaz. This branch won't bear my weight     ts
62taşımak move , transport     ts
63taşımak to carry, transport (something) from (one place) to (another)     ts
More results

TRANSPORT, Taşımak işi, Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek:"Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."- S. F. Abasıyanık. Üstünde bulundurmak:"Boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- Y. K. Beyatlı, Ağırlığını yüklenmek, Sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak, Duymak, hissetmek, Üstünde bulundurmak, Giymek, Duymak, hissetmek:"İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."- T. Dursun K, Sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere boru, kanal vb. ile aktarmak, Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek:"Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."- S. Birsel, Giymek:"Devlet üniforması taşıyordu."- H. Taner, Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak, Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek, Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek,

64 TRANSPORT  Hukuk     ts
65 Taşımak işi     ts
66taşımak Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek:"Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı."- S. F. Abasıyanık. Üstünde bulundurmak:"Boynunda asılmış gümüş bir köstek taşırdı."- Y. K. Beyatlı     ts
67taşımak Ağırlığını yüklenmek     ts
68taşımak Sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak     ts
69taşımak Duymak, hissetmek     ts
70taşımak Üstünde bulundurmak     ts
71taşımak Giymek     ts
72taşımak Duymak, hissetmek:"İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar."- T. Dursun K     ts
73taşımak Sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere boru, kanal vb. ile aktarmak     ts
74taşımak Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek:"Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur."- S. Birsel     ts
75taşımak Giymek:"Devlet üniforması taşıyordu."- H. Taner     ts
76taşımak Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak     ts
77taşımak Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek     ts
78taşımak Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada taşıma kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. taşıma kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan taşıma kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.